Yeni Türk Devletini Tüm Dünya Tanıdı: Lozan Barış Antlaşması
Bir tarihçinin kaleminden: geçmişin fısıltılarını dinleyerek günümüze uzanan bir köprü kurmak… Bir devletin yoktan var olması, küllerinden doğup dünyaya kendini kabul ettirmesi; yalnızca silahlarla değil, kalemler, anlaşmalar, uluslararası sözleşmeler ve diplomatik iradelerle mümkün olur. 20. yüzyıl başında yıkıntılar içinde olan bir imparatorluktan, bağımsız bir cumhuriyet kuran halkın devleti olarak ayakta duran yeni bir ulusun, tüm dünya tarafından tanınması için bir dönüm noktasına ihtiyacı vardı. İşte o dönüm noktası, Lozan’da imzalanan antlaşmaydı.
Lozan: Yeni Türk Devletinin Resmî Doğuş Belgesi
24 Temmuz 1923’te İsviçre’nin Lozan kentinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması, modern Türkiye’nin sınırlarını, bağımsızlığını ve egemenliğini uluslararası alanda resmileştiren anlaşmadır. ([Encyclopedia Britannica][1]) Bu antlaşma, I. Dünya Savaşı sonrası dayatılan ağır şartları içeren Sevr Antlaşması’nı hükümsüz kılmış; yeni doğan devleti, milletler ailesine kabul ettirmiştir. ([The Lausanne Project][2])
Lozan ile birlikte, Türkiye’nin yeni sınırları uluslararası toplum tarafından onaylanmış, devletin egemenliği kabul edilmiştir. ([Encyclopedia Britannica][1]) Böylece hem siyasi varlık hem de hukuki bağımsızlık resmen tanınmış oldu. ([ATAM | Atatürk Araştırma Merkezi][3])
Tarihsel Arka Plan: Neden Lozan? Neden 1923?
I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı İmparatorluğu’nun mağlubiyetine dayalı olarak hazırlanan Sevr Antlaşması, imparatorluğun büyük kısmını paylaşmayı amaçlıyordu. Fakat ulusal direniş ve ardından gelen Kurtuluş Savaşı, Osmanlı’yı değil ama “Türk milletinin kendi kaderini tayin hakkını” dünya sahnesine soktu. Bu sürecin sonunda ise yeni bir devletin doğuşu resmiyet kazandı: Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çatısı altında şekillenen bu devlet, Lozan’da uluslararası arenada kabul gördü. ([Cumhuriyet][4])
Lozan görüşmeleri zorlu geçti. Sınırlar, kapitülasyonlar, azınlık hakları, Boğazlar, ekonomik borçlar… Her biri, hem Osmanlı geçmişinin hem de yeni Türkiye’nin geleceğinin birer maddesi hâline geldi. ([TDV İslâm Ansiklopedisi][5])
Günümüzdeki Akademik Tartışmalar: Lozan Ne Kadar Yeterliydi?
Her ne kadar Lozan, yeni Türk devletinin uluslararası tanınırlığını kesinleştirse de; günümüzde bazı akademik tartışmalar, antlaşmanın yalnızca bağımsızlık değil, aynı zamanda sınırlı zafer olduğu yönünde. Örneğin Boğazlar rejimi, azınlıkların durumu, Musul–Irak sınırı gibi meseleler Lozan’da tam biçimde netleştirilmemiş; bazı hususlar ileriye bırakılmıştır. ([TDV İslâm Ansiklopedisi][5])
Ayrıca Lozan’ın, imparatorluk sonrası toplumsal ve demografik gerçeklikleri tamamen çözdüğü de tartışma konusudur. Azınlıklar, nüfus mübadelesi kararı, toprak kayıpları ve yeni sınırlar, bu köklü dönüşümün sancılarını hâlâ gündemde tutmuştur. Bu bağlamda bazı tarihçiler, Lozan’ı “tam bağımsızlığın ilanı” olarak görür; bazıları ise “çatlak zemin üzerine inşa edilmiş bir barış” olarak değerlendirir.
Sonuç: Lozan’ın Mirası ve Yeni Türk Devletinin Temeli
Yeni Türk devletinin varlığı, bağımsızlığı ve sınırlarının dünya tarafından tanınması, Lozan Barış Antlaşması ile tescillendi. ([A News][6]) Bu anlaşma, Osmanlı mirasından kopuşu, ulusal egemenliği ve modern devlet statüsünü uluslararası hukuka taşımayı simgeliyor.
Ancak tarih, antlaşmaların imzalanmasıyla sonlanmıyor. Lozan’ın ardından yaşanan toplumsal dönüşümler, azınlık sorunları, sınır meseleleri ve demografik değişimler; bu belgenin ötesinde ağır bir imtihan oldu. Günümüzde akademik çevrelerde bu meseleler hâlâ tartışılıyor — Lozan hem bir başlangıç hem de bir sınav.
Yeni Türk devleti üzerine düşünen, tarih okumalarını derinleştirmek isteyen herkes için Lozan, yalnızca bir antlaşma değil; bir dönemin kapanışı ve yeni bir çağın kapısının aralanmasıdır.
[1]: “Treaty of Lausanne | Summary, Terms, & Facts | Britannica”
[2]: “The Treaty of Lausanne”
[3]: “Cumhuriyetin İlânı – ATAM | Atatürk Araştırma Merkezi”
[4]: “‘Ulusal egemenliğe dayanan yeni Türk devletinin … – Cumhuriyet”
[5]: “LOZAN ANTLAŞMASI – TDV İslâm Ansiklopedisi”
[6]: “100th anniversary of Lausanne Treaty, a diplomatic struggle”